Amsterdam’da otelde kalmak zorunda değilsiniz!

Amsterdam’da konaklama çok pahalı! Kesinlikle öyle… Gitmeden evvel biz de Booking.com, Airbnb derken bir çıkmazda dolanırken bulduk kendimizi… İşte o zaman gezgin ruhum geri döndü… “Amsterdam’da hiç kamp alanı yok mu?” dedim Cenk’e… Başladık araştırmaya… Ve beklentimizi fazlasıyla karşılayan yeri de bulduk… Camping Zeeburg… Camping Zeeburg iki alanda kurulu… İsmini de veren ilk alanda eko-kabin, vagon, karavan ve çadır seçenekleri varken; bizim kaldığımız Camping Zeeburg Too‘da sadece çadırcılar var ve burası yazın (22 Haziran – 3 Eylül aralığında) açık oluyor. İlk Camping Zeeburg’tan bahsedeyim. Öncelikle biraz daha konfor istiyorsanız buradaki eko-kabinler,…

Devamı...

Bir Kurtuluş Hikayesi… Umut Tüneli!

Tunel Spasa (Umut Tüneli) Saraybosna’da geçireceğim son gündeki ilk durağım olacak… Amacım iyice turist akınına uğramadan sabahtan bu özel yeri görebilmek… Gitmeden evvel okuduğum kaynaklarda yönlendirme tabelalarının yetersizliğinden bahsediliyordu sık sık ama bulmak hiç de zor olmadı. Otelim Ilidza‘da olduğu için tünele gitmek için yürümeyerek keşfetmeyi tercih ettim. Merkezden yaklaşık 2-2,5 km ve keyifli bir yol… Yolun yarısı Saraybosnalıların yaşam alanlarından geçtiğinden sabah bahçesini sulayanlarla merhabalaşabilmekse ayrı bir keyifti 🙂 İşte bunun için şehri yürüyerek gezmek önemli benim için… Yolun son bölümünde havalimanına paralel asfalt yoldan ilerleniyor. Daha orada yürürken,…

Devamı...

Saraybosna’nın Yeşil Kalbi… Vrelo Bosne Parkı…

Vrelo Bosne Parkı, Saraybosna planlarını yapmaya başladığımda yeşil seven biri olarak listeme ilk eklediğim yerlerdendi. İgman Dağı’nın eteklerinde bulunan ve Bosna Nehri’nin kaynağını oluşturan Vrelo Bosna, yeşilin her tonunu bir arada bulabileceğiniz dereler ve göletlerden oluşan inanılmaz güzellikte bir doğal park… Saraybosna’daki son günümüzde Umut Tüneli ve Vrelo Bosne Parkı’nı aynı gün içinde görmek istedik. Tünelin de hüzünlü bir yer olduğunu bildiğimizden önce Tünel’e sonra da parkta soluklanmaya karar verdik. Doğru da bir planlama olduğunu söyleyebilirim. Çünkü sabah açılış saatinde Tünel’deydik… Öğle saatlerinde de parkın tadına varıp günümüzü Başçarşı’da tamamladık… Gelelim…

Devamı...

Sessizlikte Diyalog kurabilir misiniz?

Bir saatliğine de olsa DUYAMADIM! Gözlerinin içine baktım, ağızlarını oynattıklarını gördüm ama duyamadım… Ben Sessizlikte Diyalog Sergisi’ndeydim… Karanlıkta Diyalog‘taki gibi her yer zifiri karanlık değildi hatta ışıl ışıldı bu sefer… Olmaması gerekirdi belki ama, az da olsa kulaklığımdan dışarıdaki sesleri uğultu olarak da duyabilmeme (serginin eleştirebileceğim tek yönüydü) rağmen, yine de tam ben değildim işte… İşitme engelli rehberimiz bizler salona girer girmez kulaklıklarımızı taktı. Onun yönlendirmeleriyle sergi için özel hazırlanmış bölümlerde sessiz iletişim kurmaya çalıştık hem kendisi hem de sergiyi bizimle gezen diğer kişilerle… İlk bölüm en zorlu olanıydı bence……

Devamı...

Novi Sad’ta tarihe yolculuk… Petrovaradin ve Karlofça…

Belgrad’a gitmişken (Okumadıysanız Belgrad yazım işte burada) Novi Sad‘a da bir günümüzü ayıralım istedik. Araç kiralamıyorsanız eğer Belgrad’tan Novi Sad’a gelmek için iki alternatif bulunuyor. Biri tren, diğeri otobüs ve ikisinin de kalkış noktaları merkeze çok yakın bir konumda… Güzel haberse istasyon ve garın yanyana olması… Biz de bu durumdan faydalandık; şöyle ki… İsteğimiz trenle gitmekti ancak tren için bir saati aşkın beklememiz gerektiğinden hemen bir plan değişikliği yapıp otobüsle gitmeye karar verdik. Bilet alırken ilginç bir sistemleri var. Tüm otobüs firmaları aynı gişeden hizmet veriyor. Siz istediğiniz saati söylüyorsunuz özel…

Devamı...

Minimal yaşama geçiş

Minimalist yaşama geçiş… Bir süredir nereden başlamalıyım, nasıl kıyarım eşyalarıma derken bu dünyanın içinde hareket ederken buldum kendimi… Hatta girince fark ettim ki zaten uzun zamandır bu dünyanın bir parçasıymışım da farkında değilmişim meğer… Anlatıyorum… Sitemdeki “Hakkımda Birşeyler” bölümünü okuduğunuzda göreceksiniz ki minimalizme geçiş düşüncesini aslında ben farkında olmadan yıllar öncesinde hayatıma sokmuşum… İyi bir kariyerden, daha az para daha çok huzura; ötelenen hayallerden, gerçekleştirilen ötelenenlere uzanan…  Fark ettim ki minimalizm aslında sadece eşyalardan arınmak değil… Yaşamı, getirilerini, götürülerini kendi isteklerin doğrultusunda, amaca ya da verdiği keyife göre şekillendirmek… Miktardan…

Devamı...