Bir Kurtuluş Hikayesi… Umut Tüneli!

eIMG_1739Tunel Spasa (Umut Tüneli) Saraybosna’da geçireceğim son gündeki ilk durağım olacak… Amacım iyice turist akınına uğramadan sabahtan bu özel yeri görebilmek… Gitmeden evvel okuduğum kaynaklarda yönlendirme tabelalarının yetersizliğinden bahsediliyordu sık sık ama bulmak hiç de zor olmadı. Otelim Ilidza’da olduğu için tünele gitmek için yürümeyerek keşfetmeyi tercih ettim. Merkezden yaklaşık 2-2,5 km ve keyifli bir yol… Yolun yarısı Saraybosnalıların yaşam alanlarından geçtiğinden sabah bahçesini sulayanlarla merhabalaşabilmekse ayrı bir keyifti 🙂 İşte bunun için şehri yürüyerek gezmek önemli benim için… Yolun son bölümünde havalimanına paralel asfalt yoldan ilerleniyor. Daha orada yürürken, Tünel fikrinin ne kadar akıl dolu bir hareket olduğunu anlayabiliyor insan…

Saraybosna Umut Tüneli, Bosna Savaşı sırasında kuşatma altındaki Saraybosna’yı o sırada Birleşmiş Milletler kontrolünde olan Saraybosna Uluslararası Havalimanı’na bağlamak üzere 30 Temmuz 1993’te açılmış 800m. uzunluğundaki bir tünel… Mülk aslında Kolar Ailesi’ninmiş… Savaş döneminde devlete hibe ediyorlar. İyi ki de veriyorlar, bu tünelle 200.000 kişinin hayatını yitirdiği savaşta 300.000 kişinin hayatta kaldığı söyleniyor. Savaş sırasında ailenin sakladığı malzemeler de bugün müze kısmında sergileniyor.

Savaş sırasında havalimanında Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi var. Türkiye dahil birçok ülkeden aslında yardım geliyor ülkeye; ancak kuşatma altındaki şehrin içine girip ihtiyacı olanlara ulaşması engelleniyor. Hatta yaşayan kişilerin anlattığına göre, “Annem bahçedeki çimenleri pişirip yemek yapardı” diyor karşılaştığımız biri…Tünel kazılınca ise işin şekli değişiyor.

eIMG_1752İçeriye girişte birçok dilde dinlenilebilir seçeneği olan kulaklık ile Umut Tüneli’nin inanılmaz havasını solurken dinleyebilirsiniz.  Şöyle diyor; “Bosna-Hersek savaşı esnasında 800 m uzunluğunda kazılmış olan bu tünel, kuşatma altında kalmış Saraybosna’nın ve halkının dünyaya açılan tek kapısıydı. Hayal edin; kalabalığı, nemi, çamuru, diz boyuna kadar suyu, nefes almanın güçlüğünü ve klostrofobiyi… Şu anda hayal ettikleriniz savaş zamanlarında Saraybosna halkının en önemli yapısı olan Umut Tüneli atmosferinin sadece bir bölümü… İnsanların bu tünelden geçiş tecrübelerini daha da yakın hissederek tecrübe edinmek isterseniz sırtınıza 23 kiloluk çantalar almanızı tavsiye ederim. Ziyaret ettiğiniz kısım sadece bu tünelin 35. Kısmıdır. Burası gerçeklerin tamamen öğrenildiği, insanlık değerlerinin ve yaşamlarının sıkıntılarına şahitlik eden tek yerdir.”

İşte Umut Tüneli’nin şu an açık olan bölümü burada…

Umut Tüneli’nin ilk bölümünde küçük bir sergi alanı var. Buradan merdivenlerle tünele girebiliyorsunuz… 800 metrelik tünelin 20 metrelik kısmını yürünebiliyor. Güvenlik nedeniyle kalanı savaş sonrası bilinçli olarak yıkılmış… 1,5 metre yüksekliğinde bu yol tamamlandığında müzenin bahçesine çıkıyorsunuz. Üst bölümünde sergi alanı ve duvarlara asılı televizyonlarda savaş sırasında Umut Tüneli’ne ulaşan insanlarla yapılan gerçek görüşmelerini izlemekse gerçekten tüyler ürperticiydi…

eIMG_1755

Müzenin bahçedeki ikinci bölümde yaklaşık yarım saatlik bir video izledik. Burada da Saraybosna halkının savaş sırasında içinde bulunduğu durum tüm gerçekliğiyle yine karşımızdaydı…

Evet o gün, ortayı gezerken sırtımda 23 kiloluk bir çanta yoktu, bu yolun sadece 20 metrelik bölümünü yürüdüm… Ama ruhum onlarla yaşlandı… Ve zorluklarla savaşırken tünelin sonunda bir aydınlık olabileceğini bir kere daha hatırlattı bana… Barış içinde yaşadığımız, sınırsız bir dünyaysa tüm umudum…

Umut Tüneli’ne nasıl gidilir? Gitmeden evvel buraya gidişin çok zor olduğu, yönlendirme tabelalarının yetersizliğinden bahsediyordu birçok kaynak… Ama yakın zamanda giden biri olarak hiç de böyle olmadığını gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Benim kaldığım otel Ilidza bölgesinde olduğundan yürüyerek gitmeyi tercih ettim. Google mapteki yönlendirmeler yeterli… Ama buna bile çok gerek olmadığını söyleyebilirim. Benim gibi yürümeyi sevenler için kısaca tarif etmek gerekirse… Ilidza merkezde yuvarlak kavşak sizi karşılıyor. Başçarşı Merkez’den gelen tramvaylara sırtını verdiğinizde bu yuvarlaktan sola doğru anayolu takiben ilerlemeniz gerekiyor. Bundan sonrasında oklar sizi zaten götürecek… Yaklaşık 1 km sonra ilk ok sizi sola yönlendirecek… Evlerin arasından yaptığınız keyifli yürüyüş sırasında sağ kaldırımda bir ok daha çıkacak karşınıza ve sizi sola yönlendirecek… Ve sonrasında karşınıza çıkan son ok yine size solu gösterecek ve doğru Tünel’e ulaştıracak… Yani Ilidza’ya gel sonra sol, sol, sol 🙂

Eğer farklı bir yerde kalıyorsanız Başçarşı başlangıç noktası olarak kabul edilirse 3 numaralı tramvayla ya da taksi ile (20KM) son durak olan Ilidza’ya gelip; hemen yanındaki merkez otobüs durağından da Tünel’e yakın bir yere kadar otobüsle gitmeniz de mümkün… İndiğiniz nokta da, yukarıda bahsettiğim 2. tabelaya yakın olacak… Kalan yolu yine yürümeniz gerekecek… Otobüs saatlerinin yer aldığı fotoğraf da işinize yarayabilir…

www.tunelspasa.ba

Giriş ücreti: 10 KM (Mayıs 2018)

1 Nisan-31 Ekim 09.00-17.00 (Son giriş 16.30)

1 Kasım-31 Mart 09.00-16.00 (Son giriş 15.30)

Bu yazı ilginizi çektiyse bunu da okumak isteyebilirsiniz;

“Saraybosna’nın Yeşil Kalbi… Vrelo Bosne Parkı…”

Facebooktwittergoogle_pluslinkedintumblr

2 Replies to “Bir Kurtuluş Hikayesi… Umut Tüneli!”

  1. İyi günler Buse hanım, Bir Kurtuluş Hikayesi,UMUT TÜNELİ Yazınızı okudum. Ben Saraybosna’ya gittim ama tüneli görmedim. Çok güzel anlatmışsınız teşekkür ederim. Facebook da göç yolları adı altında bir gurup kurdum.Yazınızı bu grup da paylaşmak isterim.Aslında sizin paylaşmanızı daha çok isterdim. Siz paylaşmazsanız eğer paylaşmama izin vermisiniz? Saygılarımla Ali Melikoğlu
    Not:Face Book da Melikoglu Ali olarak göre bilirsiniz

    1. Ali Bey merhabalar, yazımı beğenmenize sevindim… Elbette yayınlarım… Grubunuza onay mesajı ilettim. Keyifle kalın 🙂

Bir cevap yazın

*