Balat’ı bu hafta sonu çekin içinize…

cen_0099

Balat’ta kaybolmak lazım… Sokaklarını umarsızca gezmek… Dokusuna dokunmak lazım… Bildik yerler zaten yerlerinde yıllardır, onları çoktan gezmişsinizdir diye tahmin ediyorum; kiliseleri, sinegogları, patrikhanesi, meşhur meyhanesi…

Balat’taydım yine geçenlerde… Arada adımlarım sokaklarını… Seviyorum çünkü yeni simalarla merhabalaşmayı… Sokak aralarında oynayan çocuklardan ayağıma seken topa vurmayı… Cumbalı evlerinde camdan cama dedikodu yapan ablalara gülümsemeyi, kapısında oya işleyen teyzeyi fotoğraflamayı…

Bazen soluklanmak istiyor insan… Gördüklerini sindirmek ve o anda bile karşınıza çılgın bir yer çıkabiliyor Balat sokaklarında… Mesela ‘Derviş Baba’ Deliler, Abdallar, Meczuplar, Aşıklar Kahvehanesi’ni duydunuz mu hiç? Aslında uzun zamandır hizmet veriyormuş… Farkı ne derseniz, karşılaştığınız insanlar kime göre “akıllı” kime göre “deli” bilinmez ama burada herkes eşit… Bu küçük kahvehanede onlarca gönüllü insan hizmet veriyor… Kimisi bilgisini kimisi emeğini koyuyor masaya… Soğuk şerbetlerimizi yudumlarken hikayesini dinliyoruz buranın… Gelen “sözde” deli için öylesine paylaşımcıdır ki diyor hizmet eden bayan… Aç biri varsa sandviçinin yarısını düşünmeden verirmiş hemen… Sonuç olarak akıl sağlığı yerinde olmayanlar burada dışlanmazken, ücretsiz olarak çaylarını yudumlayabiliyorlar rahat koltuklarında… Kaldı mı böyle yerler demekten kendini alamıyor insan… Ama konu Balat ise, evet olabiliyor…

cen_0096

Öğlen saati geldiğinde hemen eskicilere doğru yönleniyoruz. Çünkü bugün buraya gelmemizin asıl amacı olan müzayede ortamına tanık olabilmek… Kızıma bu farklı alışverişi göstermek istiyorum. Laf aramızda benim de ilk kez tadacağım müzayedede elimize pinpon raketleri üzerine yazılı numaralarımızı alıp önlerde bir yer kapıyoruz. Çok komik açılış fiyatları ile dakikalar içinde sunulan ürünler yeni sahipleri ile buluşuyor. Ne kadar zormuş bir-iki dakika içinde gördüğünüz şeyi sevebilmek, onun çıkabileceğiniz en son rakamı kafanda belirlememek ve yine onun için kıyasıya parayla dövüşebilmek… İlginç, gerçekten çok ilginç…

Muratefefoto4Müzayedenin heyecanıyla sokaklarında yürümeye devam ederken sahile paralel yollardan birinde dar bir kapının arasından zırhlara bürünmüş savaşçı maketleri gözüme çarptı. Meraklı ben, kapıdan başımı uzattım tabii hemen… Karizmatik bir beyefendi gülümseyerek “Hoş geldiniz” dedi ve başladık sohbete… İçinde bulunduğumuz cen_0083cıvıl cıvıl atölyesine de Prop House adını veren Murat Efe; sahne sanatları ve özel tasarım anlamında neredeyse  herşey onun uzmanlığı… Ben çok etkilendim onunla yaptığımız sohbetten ve sonlarında keyifli de bir röportaj yaptık kendisiyle, istedim ki siz de tanıyın bu kahramanların dahi tasarımcısını…

Sonra mı? Sonra minik bir cafe bulun kendinize bizim gibi… Şöyle sokak üstü olsun… Tarihini, sokaklarını, insanlarını, Haliç’i çekin içinize… Kesinlikle dalın Balat sokaklarına…

Bu yazı ilginizi çektiyse,

“Kahramanların Dahi Tasarımcısı… Murat Efe!..” yazısını da okumak isteyebilirsiniz…

Facebooktwittergoogle_pluslinkedintumblr
buse

buse

2 Comments

  1. O kadar güzel anlatmışsınız ki okurken insan kendisini o sokaklarda hissediyor.Balat’a hiç gitmedim ama birgün olur da gidersem bu yazıyı da hatırlayacağım kesin. Sevgiler..

    • İlginize teşekkürler Yeşim Hanım… Balat’ın sokaklarında eminim kendinizden birçok şey yakalayacaksınız… Keyifle kalın :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*